|
GEÇ KALDIN
Yaş baharı aştı güzü yaklatı Sevda gençlik ister gönül geç kaldın Yapraklar sarardı domurcuk açtı Kara sevda çekmeye ömür geç kaldın
Nerde güzel görsen dönüp bakmaya Göz göze buluşup gönül yakmaya Yanan kalbe damla damla akmaya Pınarların kurumuş gözüm geç kaldın
Ovalardan süzülüp dağlar aşmaya Yar peşinde ceylan gibi koşmaya Koşa koşa giderken artık çeşmeye Kireçlenmiş bağların dizim geç kaldın
Güzel görünmek için düşerdin derde Savrulurdun tel tel yelde seherde Döküldünüz,herbiriniz,artık bir yerde Kahkülü kaşa dökmeye saçım geç kaldın
|
AH FAKİRLİK
Yaşım otuzbeş oldu hala bekarım Evde ne çocuk var nede bir karım Hem evlenmek ister hemde korkarım Ah bu fakirliğin gözü kör olsun
Ne olurdu benimde olsaydı işim Evde üçbeş çocuk ve birde eşim Her akşam sıcacık tüterdi aşım Ah bu fakirliğin gözü kör olsun
Valla okuyamadım ilk dörtten terkim Okusaydım belkide olurdum hekim Hayallerde kaldı oda nitekim Ah bu fakirliğin gözü kör olsun
Binseydim bende bir lüks arabaya Gezmeseydim yağmurda ıpıslak yaya Belkide piyangodan çıkar haftaya Ah bu fakirliğin gözü kör olsun
Hayallerle geçirdim otuzbeş yılı Belkide gelecek günler sayılı Felek küsmüş,kısmet sanki sayılı Ah bu fakirliğin gözü kör olsun
|
|
GARDAŞ
Geçen biri gelip kapıma durdu Sırıttı yüzüme oy dedi gardaş Bütün sinirlerim tepeme vurdu Beş yılda bir bana bey dedi gardaş
Daha dün beni tanımamıştı Dertlerime gülmüş aldırmamıştı Her nedense şimdi hatırlamıştı Boynuma sarıldı vay dedi gardaş
Boynunda kravat üstünde takım Sanırsın alemi cihana hakim Kırk yıl geçse helal etmem ya hakkım Tekrar adayım ha duy dedi gardaş
Yüzüme sırıttı altın dişiyle Yanında boyalı birkaç dişiyle Tekrar seçilirmiş kendi düşüyle Bir yetmez ha beş oy dedi gardaş
|
DE HELE GARDAŞ
De hele gardaşlık ne oldu bize Nazar mı deydi yoksa geldik mi göze Çıkmak için çırpınıp dururken düze Çamurda batakta boğulduk gardaş
Ne olacak dersin bizim halımız Küfür eder oldu bize dölümüz Birdir elbet derken birden yolumuz Yüzlere binlere karıştı gardaş
Elinde dört as masa başında Ne gözde fer kalmış ne saç başında Nerden baksan en az atmış yaşında Kıbleyi secdeyi unutmuş gardaş
Minareden duyulur ezanın sesi Biri yerde yatmış kokmuş nefesi Rabbini sorunca çıkmazken sesi Narası her yerden duyulur gardaş
Bir elinde Kur an bir elinde mey Ne ondan ne bundan vazgeçer gardaş Fetvasını verirken sanırsın bir şey Sapı samana katıp savurur gardaş
|
|
PAPATYANIN TÜRKÜSÜ
Sarı beyaz renklerini Serer çimenlerin üstüne Dertli narin papatyanın Kulak verin türküsüne
Yaprağımı koparırlar Seviyor mu sevmiyor mu Ne gariptir şu insanlar Konuşmayı bilmiyor mu
Şu insanoğlu insanın İşi gücü aşık olmak Bence yalandır inanın Niyetleri beni yolmak
Kaynatıp ta içiyorlar Şifa diyerek suyumu Sevipte vaz geçiyorlar Bu insanların huyumu
Yaprağım ak özüm sarı Arı bal yapar özümden Ne yaz gördüm ne baharı Şu insanoğlu yüzünden
Bunlar bir şey anlamazmı Sevdiklerinin sözünden Koparırılar yaprağımı İnanın bir hiç yüzünden
İnan umudum kalmadı Ne yaza nede bahara Niyetleri son bulmadı Ondan küsüm insanlara
|
SENDE KİMSİN
Yazdığını bir şey sanma Boşa hayallere dalma Bi çaresin aptal olma Şairlik kim sende kimsin
İki satır bir şey yazdın Kelime kelime dizdin Sen sandın ki şiir yazdın Şairlik kim sende kimsin
Boşa havalara girme Kendin şair gibi görme Cümleler toplayıp derme Şairlik kim sende kimsin
Boşa bu hayaller boşa Yazdığın pek gitmez hoşa Kimseyi verme telaşa Şairlik kim sende kimsin
Bir damlasın bu deryada Gücün yetmez bir feryada Her şey gerçek sen hülyada Şairlik kim sende kimsin
Şair olduğunu sandın Boş üzüldün boşa yandın Birkaç iyi söze kandın Şairlik kim sende kimsin
Ayar bozuk düzen tutmaz Boş uğraşma böyle gitmez Yazdığın beş para etmez Şairlik kim sende kimsin
Gönül derki boşa yazma Boşa hayallerde gezme Satırı satıra dizme Şairlik kim sende kimsin
|
GÖTÜR
Aç susuz ve parasız gezmeyesin sakın ha Memur rahmetli oldu yak bir yerlerine kına Zaten sen bir yanasın dünya alem bir yana Götür götürebildiğince ne diyeyim ben sana
Cukkaların kallavi lokman irice olsun Boş ver be memleketi yeter ki cebin dolsun Vatandaş aç sefilmiş sen aldırma de olsun Doymadın mı be herif gözün toprak doyursun
Kim arar kim sorar ki her şey senin elinde O cafcaflı hayatın cümle alem dilinde Devletin malı deniz hep senin tekelinde Doldur götür torbanı hep senin tekelinde
Sen üzülme,aldırma herkes ne derse desin Ekmek bulamayan mı onlarda pasta yesin Sen ağa sen paşasın millet sana ne desin İyi götürüyor diye istersen ödüllendirsin
|
NE YAPSINLAR
Boşa akan kan gibiyim Bedensiz bir can gibiyim Çöpe giden nan gibiyim Alıp ne yapsınlar beni
Demlikteki çay değilim Işıldayan ay değilim Kravatlı bey değilim Sevip ne yapsınlar beni
Kervan geçmez han gibiyim Pas tutmuş bir kın gibiyim İşitilmez tın gibiyim Duyup ne yapsınlar beni
Cebi dolu bey değilim Sevilen bir şey değilim Sandıktaki oy değilim Sayıp ne yapsınlar beni
Yapraksız bir gül gibiyim Yamalı bir çul gibiyim Değeri yok pul gibiyim Alıp ne yapsınlar beni
Bu dünyada nedir işim Boşa ömür tüketmişim Ne umudum ne bir düşüm Yok ki ne yapsınlar beni
Ne ağayım nede paşa Ellemezler dönsem leşe Yem etsinler kurda kuşa Gömüp ne yapsınlar beni
|
KUŞ GİBİ
Ömrüm son baharda yaprak Bir gün ha düştü ha düşecek Belki sım sıcaktır toprak Asla kimse bilmeyecek
Sıkı sıkı sarıl bana Kaldırıp atma bir yana Sen sarmadın beni cana Belki de toprak saracak
Salın beni gökyüzüne Uçam gidem bir kuş gibi Umutlarım gözlerimden Aktı akacak yaş gibi
|
HOOP BEYLER
Hani düzelecekti milletin hali Deprem paralarını çaldı bir vali Para küvete düşmüş duyun ahali Bizler keriz vatandaş diye anıldık Siz mi yalancısınız biz mi yanıldık
Birileri barlarda tabak kırarken Şampanyayla yıkanıp göbek atarken Mersedese binip hava atarken Bizler keriz vatandaş diye anıldık Siz mi utanmazsınız biz mi yanıldık
Adam diye sizleri seçtik baş ettik Umudu gözyaşıyla kardık aş ettik Zamları bağrımıza bastık eş ettik Bizler keriz vatandaş diye anıldık Siz mi hain çıktınız biz mi yanıldık
Kıyak emekliliği hak mı ettiniz Yalın ayak yola çıkıp çok mu gittiniz Bir parça umut vardı siz bitirdiniz Bizler keriz vatandaş diye anıldık Siz mi şerefsizsiniz biz mi yanıldık
Tebdil kıyafet edip bize karışın Derdimizle dertlenip bizle barışın Bizde kıvırmak yok lafımız peşin Bizler keriz vatandaş diye anıldık Sizler mi döneksiniz biz mi yanıldık
Sağılır inek gibi gördünüz bizi Karşımızda güldünüz hep dizi dizi Bilmem yüce ALLAH ne yapsın sizi Bizler keriz vatandaş diye anıldık Siz mi utanmazsınız biz mi yanıldık
Açın kulaklarınızı bizleri duyun Bunlar anlamaz deyip yapmayın oyun Utanmadan vatandaşı soymayın durun Bizler keriz vatandaş diye anıldık Namussuzluk sizde mi biz mi yanıldık
|
GÖNÜL
Demedim mi gönül sana Güven duyma her insana Ferhat gibi yana yana Şu dağları del dur artık
Kağıt kalem al eline Katip gibi yaz dur artık Uydun ellerin sözüne Mecnun gibi gez dur artık
Kor ateşi gül eyledin Yaktın beni del eyledin Bir zalıma kul eyledin Kerem gibi gez dur artık
Ne dedimse inanmadın Gülen gözlere aldandın Hemi yaktın hemi yandın Savur külün dön dur artık
Sen attın kendini hara Nasıl kapanır bu yara Gelir diye bak yollara Göz yaşını sil dur artık
Leylası yok Mecnun gibi Çölden çöle gez dur artık Bir köşede deli gibi Saçlarını yol dur artık
|
HELAL OLSUN
Mutlu olmaktı muradım Duyuramadım feryadım Gurbet elde adım adım Gezdirdin ya helal olsun
Yaptığından utan utan Yaş kalmadı ağlamaktan Genç yaşımda yaşamaktan Bıktırdın ya helal olsun
İnanmadın sevdiğime Acımadın gençliğime Kör kurşunu yüreğime Sıktırdın ya helal olsun
Sendin tatlı tatlı bakan Aşkındı kalbimi yakan Sevgin ile bana hep kan Kusturdun ya helal olsun
Sürükledin bir sel gibi Savurdun beni yel gibi Gençliğimi bir gül gibi Soldurdun ya helal olsun
Bir yabancıyım özüme Yaşlar doldu bak gözüme Düşmanlarımı yüzüme Güldürdün ya helal olsun
|
DÖNECEĞİM
Kirpiklerin yaş dolmasın Yolun boran kış olmasın O gülen yüzün solmasın Bekle yavrum döneceğim
Fidan boynun bükme sakın İnci yaşın dökme sakın Kavuşmanın vakti yakın Bekle yavrum döneceğim
Seni şimdiden özledim Dönüş vaktini gözledim Busemi sana gizledim Bekle yavrum döneceğim
Bende özlem sende hüzün Hiç ağlama gülsün yüzün Yalan değil gerçek sözüm Bekle yavrum döneceğim Bekle gülüm döneceğim
|
MAHZUN GÖZLER
İçmeden bir sarhoşluğa Dalar gider mahzun gözler Bazen sebepsiz boşluğa Dalar gider mahzun gözler
Bazen güzel bazen çirkin Bazen içi dolar hep kin Lakin her güzele ilkin Bakar durur mahzun gözler
Bazen dolar pınar gibi Bazen solar bir gül gibi Bazen şimşek çakar gibi Yakar gider mahzun gözler
Bazen kara bazen ela Bazen olur başa bela Küstürsen de onu hala Bakar durur mahzun gözler
Bazen mavi,yeşil bakar Bazen gönülleri yakar Ağlamaktan oda bıkar Yıkar gider mahzun gözler
|