Şiirlerim
Hakkımda Şiirlerim

GEÇ KALDIN

Yaş baharı aştı güzü yaklatı
Sevda gençlik ister gönül geç kaldın
Yapraklar sarardı domurcuk açtı
Kara sevda çekmeye ömür geç kaldın

Nerde güzel görsen dönüp bakmaya
Göz göze buluşup gönül yakmaya
Yanan kalbe damla damla akmaya
Pınarların kurumuş gözüm geç kaldın

Ovalardan süzülüp dağlar aşmaya
Yar peşinde ceylan gibi koşmaya
Koşa koşa giderken artık çeşmeye
Kireçlenmiş bağların dizim geç kaldın

Güzel görünmek için düşerdin derde
Savrulurdun tel tel yelde seherde
Döküldünüz,herbiriniz,artık bir yerde
Kahkülü kaşa dökmeye saçım geç kaldın

 

 

 

 

 

 

AH FAKİRLİK

Yaşım otuzbeş oldu hala bekarım
Evde ne çocuk var nede bir karım
Hem evlenmek ister hemde korkarım
Ah bu fakirliğin gözü kör olsun

Ne olurdu benimde olsaydı işim
Evde üçbeş çocuk ve birde eşim
Her akşam sıcacık tüterdi aşım
Ah bu fakirliğin gözü kör olsun

Valla okuyamadım ilk dörtten terkim
Okusaydım belkide olurdum hekim
Hayallerde kaldı oda nitekim
Ah bu fakirliğin gözü kör olsun

Binseydim bende bir lüks arabaya
Gezmeseydim yağmurda ıpıslak yaya
Belkide piyangodan çıkar haftaya
Ah bu fakirliğin gözü kör olsun

Hayallerle geçirdim otuzbeş yılı
Belkide gelecek günler sayılı
Felek küsmüş,kısmet sanki sayılı
Ah bu fakirliğin gözü kör olsun

GARDAŞ

Geçen biri gelip kapıma durdu
Sırıttı yüzüme oy dedi gardaş
Bütün sinirlerim tepeme vurdu
Beş yılda bir bana bey dedi gardaş

Daha dün beni tanımamıştı
Dertlerime gülmüş aldırmamıştı
Her nedense şimdi hatırlamıştı
Boynuma sarıldı vay dedi gardaş

Boynunda kravat üstünde takım
Sanırsın alemi cihana hakim
Kırk yıl geçse helal etmem ya hakkım
Tekrar adayım ha duy dedi gardaş

Yüzüme sırıttı altın dişiyle
Yanında boyalı birkaç dişiyle
Tekrar seçilirmiş kendi düşüyle
Bir yetmez ha beş oy dedi gardaş

DE HELE GARDAŞ

De hele gardaşlık ne oldu bize
Nazar mı deydi yoksa geldik mi göze
Çıkmak için çırpınıp dururken düze
Çamurda batakta boğulduk gardaş

Ne olacak dersin bizim halımız
Küfür eder oldu bize dölümüz
Birdir elbet derken birden yolumuz
Yüzlere binlere karıştı gardaş

Elinde dört as masa başında
Ne gözde fer kalmış ne saç başında
Nerden baksan en az atmış yaşında
Kıbleyi secdeyi unutmuş gardaş

Minareden duyulur ezanın sesi
Biri yerde yatmış kokmuş nefesi
Rabbini sorunca çıkmazken sesi
Narası her yerden duyulur gardaş

Bir elinde Kur an bir elinde mey
Ne ondan ne bundan vazgeçer gardaş
Fetvasını verirken sanırsın bir şey
Sapı samana katıp savurur gardaş

PAPATYANIN TÜRKÜSÜ

Sarı beyaz renklerini
Serer çimenlerin üstüne
Dertli narin papatyanın
Kulak verin türküsüne

Yaprağımı koparırlar
Seviyor mu sevmiyor mu
Ne gariptir şu insanlar
Konuşmayı bilmiyor mu

Şu insanoğlu insanın
İşi gücü aşık olmak
Bence yalandır inanın
Niyetleri beni yolmak

Kaynatıp ta içiyorlar
Şifa diyerek suyumu
Sevipte vaz geçiyorlar
Bu insanların huyumu

Yaprağım ak özüm sarı
Arı bal yapar özümden
Ne yaz gördüm ne baharı
Şu insanoğlu yüzünden

Bunlar bir şey anlamazmı
Sevdiklerinin sözünden
Koparırılar yaprağımı
İnanın bir hiç yüzünden

İnan umudum kalmadı
Ne yaza nede bahara
Niyetleri son bulmadı
Ondan küsüm insanlara

SENDE KİMSİN

Yazdığını bir şey sanma
 Boşa hayallere dalma
Bi çaresin aptal olma
Şairlik kim sende kimsin

İki satır bir şey yazdın
Kelime kelime dizdin
Sen sandın ki şiir yazdın
Şairlik kim sende kimsin

Boşa havalara girme
Kendin şair gibi görme
Cümleler toplayıp derme
Şairlik kim sende kimsin

Boşa bu hayaller boşa
Yazdığın pek gitmez hoşa
Kimseyi verme telaşa
Şairlik kim sende kimsin

Bir damlasın bu deryada
Gücün yetmez bir feryada
Her şey gerçek sen hülyada
Şairlik kim sende kimsin

Şair olduğunu sandın
Boş üzüldün boşa yandın
Birkaç iyi söze kandın
Şairlik kim sende kimsin

Ayar bozuk düzen tutmaz
Boş uğraşma böyle gitmez
Yazdığın beş para etmez
Şairlik kim sende kimsin

Gönül derki boşa yazma
Boşa hayallerde gezme
Satırı satıra dizme
Şairlik kim sende kimsin

GÖTÜR

Aç susuz ve parasız gezmeyesin sakın ha
Memur rahmetli oldu yak bir yerlerine kına
Zaten sen bir yanasın dünya alem bir yana
Götür götürebildiğince ne diyeyim ben sana

Cukkaların kallavi lokman irice olsun
Boş ver be memleketi yeter ki cebin dolsun
Vatandaş aç sefilmiş sen aldırma de olsun
Doymadın mı be herif gözün toprak doyursun

Kim arar kim sorar ki her şey senin elinde
O cafcaflı hayatın cümle alem dilinde
Devletin malı deniz hep senin tekelinde
Doldur götür torbanı hep senin tekelinde

Sen üzülme,aldırma herkes ne derse desin
Ekmek bulamayan mı onlarda pasta yesin
Sen ağa sen paşasın millet sana ne desin
İyi götürüyor diye istersen ödüllendirsin

NE YAPSINLAR

Boşa akan kan gibiyim
Bedensiz bir can gibiyim
Çöpe giden nan gibiyim
Alıp ne yapsınlar beni

Demlikteki çay değilim
Işıldayan ay değilim
Kravatlı bey değilim
Sevip ne yapsınlar beni

Kervan geçmez han gibiyim
Pas tutmuş bir kın gibiyim
İşitilmez tın gibiyim
Duyup ne yapsınlar beni

Cebi dolu bey değilim
Sevilen bir şey değilim
Sandıktaki oy değilim
Sayıp ne yapsınlar beni

Yapraksız bir gül gibiyim
Yamalı bir çul gibiyim
Değeri yok pul gibiyim
Alıp ne yapsınlar beni

Bu dünyada nedir işim
Boşa ömür tüketmişim
Ne umudum ne bir düşüm
Yok ki ne yapsınlar beni

Ne ağayım nede paşa
Ellemezler dönsem leşe
Yem etsinler kurda kuşa
Gömüp ne yapsınlar beni

KUŞ GİBİ

Ömrüm son baharda yaprak
Bir gün ha düştü ha düşecek
Belki sım sıcaktır toprak
Asla kimse bilmeyecek

Sıkı sıkı sarıl bana
Kaldırıp atma bir yana
Sen sarmadın beni cana
Belki de toprak saracak

Salın beni gökyüzüne
Uçam gidem bir kuş gibi
Umutlarım gözlerimden
Aktı akacak yaş gibi

HOOP BEYLER

Hani düzelecekti milletin hali
Deprem paralarını çaldı bir vali
Para küvete düşmüş duyun ahali
Bizler keriz vatandaş diye anıldık 
Siz mi yalancısınız biz mi yanıldık

Birileri barlarda tabak kırarken
Şampanyayla yıkanıp göbek atarken
Mersedese binip hava atarken
Bizler keriz vatandaş diye anıldık
Siz mi utanmazsınız biz mi yanıldık

Adam diye sizleri seçtik baş ettik
Umudu gözyaşıyla kardık aş ettik
Zamları bağrımıza bastık eş ettik
Bizler keriz vatandaş diye anıldık
Siz mi hain çıktınız biz mi yanıldık

Kıyak emekliliği hak mı ettiniz
Yalın ayak yola çıkıp çok mu gittiniz
Bir parça umut vardı siz bitirdiniz
Bizler keriz vatandaş diye anıldık
Siz mi şerefsizsiniz biz mi yanıldık

Tebdil kıyafet edip bize karışın
Derdimizle dertlenip bizle barışın
Bizde kıvırmak yok lafımız peşin
Bizler keriz vatandaş diye anıldık
Sizler mi döneksiniz biz mi yanıldık

Sağılır inek gibi gördünüz bizi
Karşımızda güldünüz hep dizi dizi
Bilmem yüce ALLAH ne yapsın sizi
Bizler keriz vatandaş diye anıldık
Siz mi utanmazsınız biz mi yanıldık

Açın kulaklarınızı bizleri duyun
Bunlar anlamaz deyip yapmayın oyun
Utanmadan vatandaşı soymayın durun
Bizler keriz vatandaş diye anıldık

Namussuzluk sizde mi biz mi yanıldık

GÖNÜL

Demedim mi gönül sana
Güven duyma her insana
Ferhat gibi yana yana
Şu dağları del dur artık

Kağıt kalem al eline
Katip gibi yaz dur artık
Uydun ellerin sözüne
Mecnun gibi gez dur artık

Kor ateşi gül eyledin
Yaktın beni del eyledin
Bir zalıma kul eyledin
Kerem gibi gez dur artık

Ne dedimse inanmadın
Gülen gözlere aldandın
Hemi yaktın hemi yandın
Savur külün dön dur artık

Sen attın kendini hara
Nasıl kapanır bu yara
Gelir diye bak yollara
Göz yaşını sil dur artık

Leylası yok Mecnun gibi
Çölden çöle gez dur artık
Bir köşede deli gibi
Saçlarını yol dur artık

HELAL OLSUN

Mutlu olmaktı muradım
Duyuramadım feryadım
Gurbet elde adım adım
Gezdirdin ya helal olsun

Yaptığından utan utan
Yaş kalmadı ağlamaktan
Genç yaşımda yaşamaktan
Bıktırdın ya helal olsun

İnanmadın sevdiğime
Acımadın gençliğime
Kör kurşunu yüreğime 
Sıktırdın ya helal olsun

Sendin tatlı tatlı bakan
Aşkındı kalbimi yakan
Sevgin ile bana hep kan
Kusturdun ya helal olsun

Sürükledin bir sel gibi
Savurdun beni yel gibi
Gençliğimi bir gül gibi
Soldurdun ya helal olsun

Bir yabancıyım özüme
Yaşlar doldu bak gözüme
Düşmanlarımı yüzüme
Güldürdün ya helal olsun

DÖNECEĞİM

Kirpiklerin yaş dolmasın
Yolun boran kış olmasın
O gülen yüzün solmasın
Bekle yavrum döneceğim

Fidan boynun bükme sakın
İnci yaşın dökme sakın
Kavuşmanın vakti yakın
Bekle yavrum döneceğim

Seni şimdiden özledim
Dönüş vaktini gözledim
Busemi sana gizledim
Bekle yavrum döneceğim

Bende özlem sende hüzün
Hiç ağlama gülsün yüzün
Yalan değil gerçek sözüm
Bekle yavrum döneceğim
Bekle gülüm döneceğim

MAHZUN GÖZLER

İçmeden bir sarhoşluğa
Dalar gider mahzun gözler
Bazen sebepsiz boşluğa
Dalar gider mahzun gözler

Bazen güzel bazen çirkin
Bazen içi dolar hep kin
Lakin her güzele ilkin
Bakar durur mahzun gözler

Bazen dolar pınar gibi
Bazen solar bir gül gibi
Bazen şimşek çakar gibi
Yakar gider mahzun gözler

Bazen kara bazen ela
Bazen olur başa bela
Küstürsen de onu hala
Bakar durur mahzun gözler

Bazen mavi,yeşil bakar
Bazen gönülleri yakar
Ağlamaktan oda bıkar
Yıkar gider mahzun gözler

[Ana Sayfa] [Hakkımda] [Şiirlerim]

Copyright (c) 2001 Feysel ARIK
feyselarik@e-kolay.net